Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum)

  • Ana Sayfa
  • /
  • Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum)

Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum)

Doğum kadınlar için en önemli yaşam olaylarında bir tanesidir, aynı ergenlik veya menopoz gibi. Doğum sonrası aileye yeni katılan üye ile ailede yeni bir düzen kurulur. Kadınlara doğumu, dolayısıyla anne olmanın eğlenceli ve keyifli bir süreç olduğu öğretilir. Dolayısıyla çocuk doğduktan sonraki dönemin hayatlarının en mutlu dönemi olması gerektiğine inanmışlardır. Diğer taraftan dünyaya bir bebek getirmek, oldukça heyecan verici bir yaşantı olabileceği gibi, bazı kadınlar bu dönemde bazı duygusal güçlükler yaşayabilmektedirler. Çünkü bu dönemde uykusuzluk, yeni rolün verdiği kafa karışıklığı, stres, bu role alışma sırasındaki kaygılar vs. yaşadıkça hayat bir kâbusa da dönüşebilir.

 Genel kanıya göre dünyaya sağlıklı bir bebek getiren anne için her şey yolundadır. Oysa bugün yapılan araştırmaların bu işin hiç de öyle olmadığını söylemektedir. Bu araştırmalara göre yeni anne olan bir kadın yoğun izolasyon ve yalnızlık hissedebilmekte, ayrıca iyi bir anne olabilme endişesi... vs yüzünden kolayca depresif bir ruh haline  girebilmektedir. Bu durum ''doğum sonrası depresyon'' (PPD)  bulgularını, doğumu takip eden günlerde çokça görülen ‘’Postpartum Blues ya da Lousalık Hüznün’’ den ayırt etmeyi zorlaştırabilir.

Nadiren hamilelikle birlikte başlayabilen lousalık hüznü, genellikle doğum sonraki ilk iki haftada yaşanan ve yeni annelerin çoğunda görülse bile geçici bir durumdur. Diğer taraftan doğum sonrası depresyon (PPD) ise profesyonel yardım almayı gerektiren önemli bir depresyon türüdür.

Doğum Sonrası (Pospartum) Depresyon Nedir?

PPD, doğumdan sonra ilk yıl içinde görülebilen duygu durum bozukluğudur. Kaygılı, takıntılı, umutsuz, çaresiz, endişeli ve yalnız hissetme gibi duygular yoğunluktadır. PPD yaşayan annelerin bebekleri ile kurdukları ilişkide önemli derecede bozulmalar görülmektedir. Kendilerine ve bebeklerine zarar verme düşünceleri taşırlar. Genellikle bebek sahibi olmak, aileye yeni bir üyenin katılması mutluluk verir. Diğer taraftan anneyi strese sokarak zorlayıcı da olabilir.

Birçok kadın bebeğini kucağına aldıktan sonra hüzün ve kaygı hissedebilir, zaman zaman ruh halinde değişiklikler, iniş çıkışlar olabilir. Bu belirtiler genelde 7-10 gün içinde kendiliğinden kaybolur. Doğum sonrası depresyon, doğum sonrası hüzne göre daha az görülür ve daha ağırdır. Doğumdan sonraki ilk altı hafta içinde sinsi bir şekilde başlar ve birkaç ay içinde düzelebilir. Fakat 1-2 yıl sürdüğü de olur.

PPD Nedenleri ?

·         Erken yaşta anne olma: Kaygılar, yeni durum ile başa çıkama endişeleri, çaresizlik vs.

·         Evlilik ile ilgili sorunlar.

·         Beklenmedik yaşam olayları: Ölüm, ayrılık, boşanma vs.

·         Kadının ya da eşinin işsiz olması; Düşük gelir durumunun, bebeğin bakım ve sağlığı ile ilgili kaygılara ve korkulara neden olması.

·         Sosyal desteğin yetersiz olması: Yakınları tarafından anne ve bebek yalnız bırakıldığında, annenin yeterince sosyal destek almadığı zaman kaygı ve korkuların artması.

·         Bebekte sağlık sorunlarının olması.

·         Cinsellik ile ilgili sorunların olması.

·         Planlanmamış hamilelik.

·         Hamilelik öncesi depresyon öyküsü...vs.

Yukarıda sıralanan risk faktörlerinin birden fazla olması durumda yeni doğum yapmış kadın PPD açısından risk altındadır.

Biyolojik Nedenler:

Buradaki görüş, gebelik döneminde yükselen ‘’östrojen ve progesteron'' hormon düzeylerinin doğum ile birlikte ani düşmesi depresyonun sebeplerinden sayılmıştır. Ayrıca, Tiroid bozukluklarının da hamilelik sonrası depresyonda etkili olduğu söylenmektedir.

PPD Belirtileri:

Yukarıda da bahsettiğim gibi PPD yaşayan anneler yoğun kayıp, yetersizlik, suçluluk ve takıntılı düşüncelerin varlığından bahsederler. İyi bir anne olamama endişesi, annelik rolü ile ilgili kaygılar dolayısıyla yalnızlık, çaresizlik... vs. hissederler. Bu yeni durum onlara oldukça sıkıntı verir. Tüm bu belirtilerin gözlendiği annelerde, yaşadıkları bu kaygılar ve baş etmekte zorlandıkları sıkıntılar nedeniyle depresif duruma geçme riskleri yüksektir.

PPD Yaşayan Anneler;

·         Şiddetli hüzün ya da boşluk duygusu yaşarlar.

·         Kaygı, suçluluk duygusu ve hayatlarının bir daha normale dönemeyeceği korkusu vardır.

·         Aile, arkadaş ya da keyif veren etkinliklerden uzak dururlar.

·         Bebeklerini yeterince sevmedikleriyle ya da bebeğin beslenmesiyle, uykusuyla ilgili endişeler taşırlar.

·         İntihar düşünceleri, kendine veya bebeğe zarar verme düşünceleri vardır.

·         Endişe, sinirlilik, sıkıntı, bunaltı, durup dururken ağlamalar görülür.

·         Bebeklerine ihtiyacından daha az şefkat ve ilgi gösterirler.

·         Günlük işlerini gerçekleştirmekte zorlanırlar.

·         Konsantrasyon güçlüğü, bellek zayıflığı, iştah değişikliği, uyku sorunları, eleştiriye aşırı duyarlılık gibi problemler yaşarlar

Yukarıda saydığım belirtiler, doğum sonrasındaki ilk altı haftada görülmektedir. Genellikle ikinci haftadan sonra başlayarak en az 2 hafta, en çok 1-2 yıl kadar sürebilmektedir.

Doğum Sonrası Depresyon (PPD) için Kimler Risk Altındadır?

Erken yaşta gebe kalan kadınlarda risk'in %30’larda olduğu,  geçmişte depresyon yaşamış kadınlarda ise risk'in %25'lere yükseldiği belirtilmektedir. Ayrıca yapılan çalışmalarda, daha önceki gebeliğinde ''doğum sonrası depresyon'' yaşayan kadınlarda, yeni doğumlarının ardında ''hüzün bulguları'' varsa, bu kadınlarda majör depresyon gelişme riski % 85’lere kadar çıktığı belirtilmiştir.

Lousalık Hüznü ( Postpartum Blues ) nedir?

Yapılan araştırmalar Lousalık Hüznünü (Postpartum Blues), doğum yapmış annelerin % 50-70’inde görüldüğünü söyler. Doğum sonrası birkaç gün içinde başlayıp en fazla 10 gün sürer ve belirtiler kendiliğinden kaybolur. Normal sınırlarda olan üzüntü, karamsarlık, bunaltı, sinirlilik, ağlama, unutkanlık, dikkat dağınıklığı vardır. Yukarıda da gibi söylediğim gibi kendiliğinden düzelir ve tedaviye gerek kalmaz.

''Doğum sonrası depresyon'' da daha ağır bir tablo vardır. Annenin kendine veya bebeğe zarar verme düşüncesini taşıdığı bir durumdur. Bebeğe bakmak, şefkat gösterme ile ilgili problemler yaşar. Bunlara ilave olarak da depresyonun belirtilerinin birçoğunu taşır.'' Doğum sonrası hüznü'' ve ''doğum sonrası depresyonu'' birbirinden ayırt etmek gerekir. ''Doğum sonrası depresyon'' için mutlaka bir profesyonel yardım almak gerekirken, '' Lousalık Hüznü''nde böyle bir şeye gerek yoktur.

PPD Tedavisi:

Psikoterapi bu sorunun giderilmesi konusunda önemlidir. Annenin, hem bugün hem de geçmiş stres yüklerinin bir sonucudur ve çözülmesi hem anne hem de bebek sağlığı için son derce önemlidir. Ayrıca depresyon şiddetli yaşanıyorsa özellikle intihar ve bebeğe zarar verme riski söz konusu ise, anneyi hastaneye yatırmakta gerekebilir.

Eğer annede;

·         Belirtiler 2 haftadan fazla sürerse

·         Kendisine ve bebeğe zarar vermeyi düşünüyorsa

·         Günün çoğunu endişeli, korkmuş, panik halde geçiriyorsa

·         Günlük rutinlerini yerine getirmiyorsa,                                                                                                

Bir uzmandan  (Psikolog/psikiyatrist) yardım alma zamanı gelmiş demektir.