İki Yaş Sendromu

İki Yaş Sendromu

İki yaş dönemi, çocuk gelişiminin en önemli olmak ile birlikte, anne ve babalar için en yorucu ve en zorlayıcı evresi olarak tanımlanabilir.  Bebeklik dönemi bittikten sonra işlerin daha kolay bir hal alacağını düşünen anne ve babalara her gelişimsel dönemin (yaşın), ayrı bir zorluğu olduğunu hatırlatmak isterim. 

Çocuk, yürümeye ve konuşmaya başladığı an itibariyle aslında özerkliği deneme şansını da yakalamış oluyor.  Artık karşınızda güçsüz, bağımlı ve pasif bir çocuk yok. Bu dönem içerisinde hem bilişsel gelişim hem de özgüven oluşumu açısından anne ve babaların önemli bir rolü bulunmakta.  Bu noktada anne ve babalar zaman zaman güçlük çekmekte ve panik olmaktalar.  İşinizi kolaylaştırmak aslında sizin elinizde, çocuğunuzun bir sonraki yaşı ve yaş özellikleri hakkında bilgiye sahip olmanız, nelerin normal nelerin dikkat edilmesi gereken unsurlar olduğuna dair farkındalık kazanmanızı sağlayacaktır.

12-36 ay arası gelişim gösteren özerklik, birçok yeni davranım şekli ile karşılaşmanızı da beraberinde getirecektir. Bunlardan en sık gözlemlenenleri yemek yemede direnme, inatçılık, söz dinlememe, uyku uyumak istememe, ağlama nöbetleri, huysuzluk, hırçınlık ve de öfke patlamalarıdır.  Öfke patlamaları esnasında hem ebeveyne yönelik hem de çocuğun kendi bedenine yönelik vurma, ısırma, kafasını duvarlara-yerlere çarpma gibi davranımlar gözlemlenmektedir.

Bu dönemde çocuğunuzun özerkliğini kısıtlamanız, dünyayı keşfine engel olmanız, birçok anne baba gibi sürekli ‘HAYIR!’ demeniz, çocuğunuzda bir engellenmişlik hissi uyandıracak ve öfke patlamalarına yol açacaktır.  Özerkliği gereksiz yere kısıtlanan, kendi becerileri doğrultusunda güvenli bir ortamda bu becerilerini geliştirmeye fırsat bulamayan çocuk utanç ve kuşku duygusu yaşayacaktır. Bu gibi duygular ileriki yaşlarda çocuklarınızın içe dönük, kendine güvensiz kişilik yapılarına sahip olmalarına neden olacaktır.

Saydığımız birçok davranım-duygulanım, içinde bulunulan gelişimsel döneme ait tipik özelliklerdir.  Peki, karşılaştığınız bu davranım ve duygulanımlar karşısında anne baba olarak nasıl bir tutum sergilemeniz işleri kolaylaştırabilir?

Öncelikli olarak unutulmamalıdır ki, öfkesi engellenen çocuk bu duyguyu bir yere yönlendirecektir.  Bu yönelimin, kendi bedeni olması olasıdır; kendine vurma, kendini ısırma,..v,b.

Çocuğunuza rahatça hareket edebileceği, zıplayıp, koşabileceği, özgür olabileceği zamanlar ve yerler yaratmaya çalışın.  Bedeninde var olan enerjisini olumlu davranımlar sergileyerek ve de keyif alarak boşaltması için ona yol gösterin.

Bu dönem içerisinde çocuğunuz ile inatlaşmayın.  Karşılıklı inatlaşmalar, onu öfkelendirecektir.  Fakat öfkesini kontrol edebilecek olgunluğa henüz sahip olmadığı unutulmamalıdır.  Yapmasını istemediğiniz bir davranım ile karşılaştığınızda onu engellemek ya da cezalar vermek de aynı öfke patlamaları ile karşılaşmanıza yol açacaktır.  En ideali gibi görünen uzun uzun açıklamaların da işe yarayacağını sanmayın, karşınızda hem muhakeme becerisi tam olarak oluşmamış hem de size tüm konuşma süresince dikkatini odaklamada güçlük çeken iki yaşında bir çocuk var. İnatçılık gösterilen durumlarda anne ve babaya yaratıcı olmak düşüyor.  Çünkü en kolay yol, çocuğunuzun dikkatini başka bir yöne çekmenizdir.

Yaratıcılığınızı yemek yeme süreçlerinde de kullanabilirsiniz.  Sınırları muhafaza ederek; çocuğun ihtiyaçlarına ve sizin kararınıza göre belirlenmiş yemek saati ve yenilecek yerde ama yemek yeme eylemini daha eğlenceli bir hale getirerek işinizi kolaylaştırabilirsiniz.

Çocuk, olumsuz, hırçın davranış sergilediğinde ise görmezden gelmek, umursamamak ve dikkatleri başka bir yöne çekmek yapılacak en doğru davranıştır. Anne ve babalar olumsuz davranış bittikten sonra çocuk ile ilgilenmelidirler.  Bu gibi anlarda sakin ve sabırlı olmak çok önemlidir. 

Uykuya dalmakta güçlük çeken çocuklarda verilebilecek en iyi fakat uygulaması güç olan tavsiye, çocuk uyuyana kadar rahat bir tavırla yatağının başında oturmanızdır.  Gece sık sık uyanan çocuklarda ise yapılması gereken, önceden takriben anne baba tarafından çocuğun uyanma saatlerinin not edilmesi ve bu saatler gelmeden beşer dakika önce sizin tarafınızdan çocuğunuzun şefkatle uyandırılmasıdır.  Böylece her uyandığında sizin ‘orada’ olacağınız algısını edinen çocuk güvenle uyamaya devam edebilecektir.  Her iki durumda da iyileşme süresinin sabır gerektirdiği fakat mutlaka olumlu sonuç alındığı unutulmamalıdır.

İki yaşındaki çocuğunuzun insanlara alışmasını sağlayın.  Bu dönemde akranları ile beraberce oynama becerisi tam olarak kazanılmadığından yardıma ihtiyaçları vardır. İki buçuk ya da üç yaşındaki çocuklar da, oyuncaklarını başkaları ile paylaşarak oynamayı, onlarla aylarca bulunup, alıştıktan sonra becerebilirler.

Bu dönemde, hayatınızda yapacağınız büyük değişiklikler konusunda da dikkatli olmalısınız.  İlk iki yıl işe ara verdikten sonra, çalışma hayatına geri dönmek isteyen anneler, çocuklarının birlikte kalacakları insana, işe başlamadan alışmasını sağlamalıdır.  Bu kimse birkaç gün, çocuk ona güvenip, alışana kadar çocukla hiç ilgilenmemelidir.  Sonra çocuğun bakımı yavaş yavaş anne tarafından terk edilebilir.  İlk başta tüm gün yalnız kalmamaları daha sağlıklı olacaktır.  İlk defa çabucak dönüşünüz ( yarım saat gibi), ona daima geri döneceğinize dair bir garanti gibi gelecektir.

Normal olduğunu belirtmek ile birlikte, siz anne babalar için zorlu ve oldukça sabır gerektiren bir dönem olduğu yadsınamaz bir gerçek.  Çocuklarınıza yeteri kadar zaman ayırabilen, bu zamanı onları anlamaya çalışarak ve dünyayı keşfetmelerine yardımcı olarak geçirebilmeniz için ön koşul, önce kendinize zaman ayırmanızdır.

Çocuğunuzu bu dönemde uyumsuz, iyi yetiştirilmemiş veya problemli olarak tanımlamayın.  Üç yaş sonrasında kurallara ve çevresine uyum sağlayabilecek gelişim düzeyine erişecektir.  Çocuğunuzu büyütürken, içinde bulunulan gelişim dönemi hakkında bilgi sahibi olmanız aslında ‘sorun’ olarak sınıflandırılmayacak davranışları gözünüzde büyütmenize engel olacaktır.  Anne baba tarafından talep edildiği takdirde, bilgi edinmek amacıyla bir çocuk ruh sağlığı uzmanından danışmanlık almaları mümkündür.