Kullandığımız Psikolojik Danışmanlık ve Terapi Yöntemleri

Kullandığımız Psikolojik Danışmanlık ve Terapi Yöntemleri

Çocuk ve ergen psikoterapisinde temel amaç yaşanan rahatsızlığın (başvuru sebebinin) ne olduğunun anlaşılması ve çocuğun/ergenin yaş ve durumuna uygun çözüm/tedavi yolunun belirlenmesidir.  Görüşmelere genellikle anne/baba yönlendirmesi ile gelen çocuklar ile güvene dayalı bir ilişki kurmak, çalışmanın verimliliği adına önemlidir. İlgili uzmanlar çalışmanın yapısı ve gidişatı hakkında aile ve çocuk/gence bilgi verirler. Bu bilgiler ne sıklıkla görüşme yapılacağı, nasıl bir yöntem izleneceği, ne zaman anne/baba, aile ya da bireysel görüşme yapılacağı gibi ayrıntıları içerir. Problemin yaklaşık çözülme süresi ile ilgili bilgi paylaşımı, her danışan ve yaşanan durumun ve tedavi sürecinin etkisinin farklılığı açısından etik değildir. Ancak merak edilen tüm sorular görüşme esnasında terapiste sorulabilir.

Psikoterapi seansları 50 dakikadır.  Çocuk veya gencin yaşadığı durum ile ilgili bir grup çalışması önerilecek olursa grup yapısı, kaç hafta süreceği, katılımcı sayısı ve bir oturum süresi hakkında bilgi ayrıca paylaşılacaktır.


Sistemik-gelişimsel aile terapisi, aileyi tek tek fertler olarak değil, bir sistem olarak ele alarak, ailenin ve aile fertlerinin doğal gelişimsel özelliklerine uygun biçimde sorunları aşmalarını hedefleyen sağaltım yöntemidir.

Oyun terapisi, çocukların ruhsal açıdan sağlıklı olarak yaşamalarını hedefleyen ve bu süreçte çocukların kendilerini ifade edebilmeleri için oyun ve oyuncakları kullanan terapi şeklidir.  Oyun, çocukların kendilerini ifade etmeleri için doğal bir araç olduğundan güvensizlik, endişe, korku, saldırganlık, kıskançlık gibi duyguların açığa çıkmasına olanak tanır.  Oyun terapisi çocuğun gelişimine uygun ve onun hiçbir şekilde yargılanmadığı ya da eleştirilmediği, tüm tercih ve tutumları ile kabul gördüğü bir ortam sağlar. 

Çalışılan durum ile ilişkili olarak, terapistlerimiz sadece çocuk ile çalışmalarını sürdürecek ya da oyuna aile üyelerini dahil edecek olabilirler.


Bilişsel-Davranışçı terapi, çocuğun düşünce, duygu ve davranışını değiştirmeyi amaçlamaktadır.  Bu yöntem öğrenme sürecinin üzerinde durmaktadır. Bilişsel-davranışçı terapi çocuk ve ergenlerde özellikle davranım bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, kaygı bozuklukları, depresyon, yaygın gelişimsel bozukluklar, enürezis ve enkopresiz (idrar ve dışkı kaçırma) tedavisinde kullanılmaktadır.

Yaratıcılık, kendini ifade etmeyi, durum ve sorunlara farklı perspektiflerden bakabilmeyi sağlamaktadır.  Dışavurumcu Sanat terapisi ise drama, resim, müzik, heykel, dans gibi etkinlikler ile çocuk ve ergenlerin yaratıcılıkların gün yüzüne çıkması ve problemlerine başka bir pencereden bakabilme, işlevsel çözüm yolları üretebilme, duygularını ifade etme yolları bulabilme imkanı sunmaktadır.  1950’lerde ABD’de ortaya çıkan ve gittikçe yaygınlaşan bu terapi türünde, dillendirilemeyen duygular ortaya çıkmakta ve yumuşak hamleler ile onarılmaları mümkün olmaktadır.

EMDR, Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme olarak tanım bulan, güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla tedavi edilmesini sağlamıştır. EMDR, bu tür izole anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapidir. Beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulması, öğrenmenin sağlanarak bilginin adaptif bir şekilde depolanması mümkün kılar. Danışan artık rahatsız olmaz ve anıyı yeni ve sağlıklı bir perspektiften görür.  EMDR terapisi ile sadece semptomlar ortadan kalkmaz. Yeni bakış açısının kazandırdığı pozitif inançlar ve olumlu duygular kişinin kendisine, ilişkilerine, dünyaya bakışını da olumlu yönde değiştirip kişisel gelişimine katkı sağlar.

Çocuk ve ergenlerle EMDR uygulaması yapılırken standart protokol üzerinde çeşitli değişimler yapılabilir. Terapist ile çocuk veya ergen terapi hedefini belirlerken olayın sebebi üzerinde daha fazla durabilir. Bu, çocuğun veya ergenin terapiye olan motivasyonunu arttırma açısından önemli bir faktördür. Çocuk ve ergenlerle çalışırken daha açık ve net olmak, hayal gücünü kullanma odaklı çalışmak, bilişler, duygular ya da vücuttaki hisler üzerinde çok fazla odaklanmamak, sözel artikülasyona takılmamak tercih edilir. Protokolün bazı basamakları çocuk veya ergenin ihtiyaçlarına göre uzatılabilir ya da kısaltılabilir, hatta bazen tümüyle çıkartılabilir. Çoğunlukla, çocuk ve ergenlerin EMDR süreci yetişkinlerinkine oranla biraz daha hızlı olmaktadır. (EMDR Derneği)


Eğitimsel psikoloji bireyin öğrenme süreci ve bilişsel gelişimini inceleyen bilim dalıdır.  Eğitimsel psikoterapi ise öğrenme süreci ve sosyal gelişimi olumsuz yönde etkileyen engellerin tanımlanması ve aşılması adına çocuk ve gençlere destek sağlayan terapi yöntemidir. Okullarda davranış problemleri yaşayan, öğrenme güçlüğü yaşayan, okuma yazma sorunları, matematik becerilerinin kazanımı ve dikkat sorunları yaşayan çocuklar ile beceri geliştirme çalışmaları bu kapsamda gerçekleştirilir. Çocuk ve gencin yaşadığı bu sıkıntıların nedeni kimi zaman duygusal süreçler olabilirken kimi zaman da bilişsel temelli yaşanan bu sıkıntılar beraberinde duygusal ve davranışsal problemlere neden olabilmektedir. Bu sebepledir ki bu çalışma türü sadece bir ‘özel ders’ değil, ‘eğitimsel terapi’ ya da ‘psiko eğitim’ olarak tanım bulmaktadır.

Grup terapisi, bir ya da iki terapistin az sayıda bir danışan grubu ile çalışması ile gerçekleşir.  Gruplar genel olarak kaygı, depresyon, yeme problemleri, saldırganlık, öfke patlamaları, sosyal beceri eksikliği, utangaçlık, düşük özgüven ve bunun gibi belirli hedef temalar üzerine yapılandırılırlar. Katılımcıların ortak bir tema hakkında çözüm bulma sürecidir.  Kimi çalışmalarda grupların oturum sayısı önceden belirlenmiş olabilirken kimi çalışmalarda ise grubun ne zaman sonlanacağını terapist ve/veya katılımcıların durumu belirlemektedir. Grubun dizaynı ise terapistin teorik yönelimine göre farklılaşmaktadır.

Çocuk ve gençlerin kendilerini rahatlıkla ifade edebilmeleri ve çatışmalarını çözebilmeleri için, terapistler grup içerisinde grup yapı ve yaş özelliklerine uyumlu birçok etkinlik ve oyun kullanmaktadırlar.  Bunlar spontan oyunlar olabildiği gibi çizim, boyama etkinlikleri, kutu oyunları ve rol-play gibi yapılandırılmış oyunlardan da oluşabilirler.


Dinamik psikoterapi, bireyin sorunlarını yaşamın sadece bir kesitinde değil geçmişle bütünleşerek, geçmişin bugündeki etki ve izleriyle birleştirerek ele alan bir modeldir. Bireyi geniş bir çerçevede tanımlama, ruhsal gelişim evrelerini ve bu evrelerde meydana gelebilen olumsuz yaşantıları ortaya koyarak bunlara yönelik sağaltıcı bir yol izler. Sistemik-dinamik yönelim de ise bireyin geçmişi be bugüne etkisi yalnız birey özelinde değil, bireye etki eden sistem (yakın çevre, aile üyeleri, meslek seçimi, vb) olarak ele alır ve müdahaleler bu doğrultuda belirlenir.

Şema terapi değiştirilmesi zor, çocukluk ve ergenlik döneminde belirgin kökenleri bulunan psikolojik rahatsızlıkların, açıklanması ve tedavisine ilişkin kuramsal ve uygulamaya yönelik bir psikoterapi modelidir.  Şema terapi bütüncül bir terapi modelidir. Bu bütüncül model içerisinde bilişsel-davranışçı, psikodinamik, geştalt ve bağlanma modelleri yer alır.  Yani şema terapi, bireyi ve sorunlarını anlama ve bu sorunlara çözüm üretme sürecinde geniş bir bakış açısı ile yol alır.