Ön Ergenlikte Romantik İlişkiler

  • Ana Sayfa
  • /
  • Ön Ergenlikte Romantik İlişkiler

Ön Ergenlikte Romantik İlişkiler

Ergenlik döneminden bahsedildiği zaman romantik ilişkilere değinmeden olmaz. Aslında karşı cinsle olan ilişkiler ilk defa ergenlikte karşımıza çıkmaz. Ana okulunda bilekarşı cinsten  arkadaşıyla evcilik oynama, karı koca olma, onunla evleneceğini söyleme, evlilik ve aileye dair hayaller kurma gibi davranışlar çok sık görülür. Yaş gelişimiyle birlikte çocukların sosyal duygusal gelişimleri, arkadaşlık ve yetişkin ilişkileri normal bir süreçle gelişir ve şekil değiştirir. Ergenlik sürecine geldiğimizde karşı cinsle ilişkilerin daha derin ve yoğun bir şekilde yaşandığından bahsedebiliriz.

Ergenliğin başında yani önergelik döneminde romantik ilişkilerden daha çok ‘ çıkma’ şeklinde ve hatta grup içerisinde kullanıldığı şekliyle ‘çıkmalar’ şeklinde bahsedebiliriz. Romantik ilişkiler daha yüzeysel olmakla birlikte amaç genelde o döneme ait popüler olan ‘çıkma’ eyleminin gerçekleştiriliyor olmasıdır. Bu dönemde çocuklar gruba dahil olabilmek, popüler olanı yapıyor olabilmek için biriyisle çıkarlar ve veya çıkma teklif ediyor olurlar. Ergenlik dönemine girildiğinde ise bunun yerini daha ciddi, derin ve yoğun yaşanan romantik ilişkiler alır. Ergenlerin karşı cinsle ilişki kurarken ihtiyaç duydukları şey yakınlık ihtiyacıdır. Hayatımızda hep var olan yakınlık kurma ihtiyacı ergenlik dönemi ile birlikte karşı cinsten birisiyle yakın ilişki kurma, güven duyma, paylaşma ihtiyacına doğru evrilir.  Bu sürece kızlar erkeklerden daha erken girerler. O nedenledir ki bu yaş döneminde kızlar genelde kendilerinden daha büyük yaştaki erkeklerle romantik ilişki yaşamak isteyebilirler. 

Zamanın  anne ve babalarının bizim zamanımızdan çok farklı şimdi ilişkiler dedikleri çok olur. Aslında baktığımızda süreç oldukça normal  ve yeni ortaya çıkan bir süreç de değil. Fakkat hem arkadaşlık ilişkileri hem de romantik ilişkiler çevresel etmenler/ kültürden de etkilenir. Eskiden evlenme yaşının daha küçük olmasıyla birlikte ergenlik yaşında yaşanan romantik ilişkilerde hedef bir yandan evlenilecek olan eşin seçimi de oluyordu. Hem evlenme yaşının küçüklüğü hem de ergenlik dönemi yaşının daha büyük olması bu denkliğin kurulmasını sağlıyordu. Şu anda değişen faktörler sebebiyle ergenlik döenminde yaşananlar daha çok yetişkin ilişkisinde yaşanılacak olan ilişkiler için bir ön prova niteliğinde kalıyor. 

Yaşanan bu provalar sayesinde aslında  ergenler ilişkideki ihtiyaçlarını, beklentilerini, kimliklerini, rollerini, sınırlarını, sorumluluklarını keşfetme imkanı buluyorlar. Yaptıkları doğrular ve yanlışlarla sonuç görme, deneme yanılma yoluyla doğru ve onlara uyanı bulma şansı elde ediyorlar. Yaşandıkları dönemin yoğun duygu iniş çıkışlarının çok olduğu bir dönem olduğunu düşünürsek duyguların aşırı yoğun yaşanıyor olması, bazen uçlarda yaşanıyor olması oldukça doğal. Bu yoğun duygu patlamaları ilişkide de iniş çıkışların, kavgaların, hayallerin uçlarda yaşanmasına neden olabiliyor. Bu dönemde yaşanan hayal kırıklıkları ergenlerin yetişkin yaşantılarında yaşıyor olabilecekleri kırgınlıklarla, depresif durumlarla baş edebilmeyi öğrenmelerini sağlıyor. 

Ergenlerin bedenlerindeki fizyolojik ve hormonal gelişimin  bir getirisi olarak bu dönemde romantik ilişkiler beraberinde cinsel ilişkileri de getiriyor olabilir. Bu noktada cinsel ilişkileri salt olarak ‘cinsel ilişkiye giriyor olma’ olarak nitelendirmemeliyiz .  Cinsel davranışın içerisine bakışma, göz göze gelme, el ele tutuşma, dokunma, öpüşme gibi cinselliğe dair tüm diğer davranışlar giriyor olabilir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi yaşanan ilişkiler bulunduğu çevresel etmenler ve kültürden de etkileniyor olduğu için ergenin içinde bulunduğu sosyo ekonomik yapı ve aile yapısı romantik ilişkilerdeki cinsellik tarafını da şekillendirip yapılandırmış oluyor. Günümüzde teknolojinin etkisiyle beraber çocuklarımız ve ergenlerimiz yaşlarının çok üzerinde, sağlıksız, doğru olmayan bir çok bilgi ve materyale internet üzerinden ulaşabildikleri için maalesef yeterli rehberliği almamış olan ergenler kendilerine veya çevrelerine zarar verebilecek bazı ilişki deneyimleri yaşantılayabiliyorlar. Bu nedenle romantik ilişkiler konu olduğunda cinsel gelişimden de, ergenin ihtiyaçlarından da haberdar olunmalı ve aileler olarak onlara doğru, uygun ve yeterli düzeyde rehberlik veriliyor olunmalı. 

Ailelerin küçük yaştan itibaren çocuklarıyla hali hazırda kurmuş oldukları güçlü iletişim ve güven ilişkisi bu dönemde oldukça önemli oluyor. Küçük yaştan itibaren bedenimizi tanıma, sınırlarımızı tanıma, sınırlarımızı korumayla ilgili ebeveynin rol model ve rehber olduğu bir ailede büyüyen çocuk ergenliğine geldiğinde de merak ettikleri ile ilgili ebeveynine danışabilir, sıkıştığı noktada ebeveyninden destek isteyebilir. Bu da ergenin riskli durumlarla karşılaşma olasılığını düşürmüş olur. Bu konuda aşırı baskıcı veya aşırı açık olan ailelerde ise genel olarak baktığımızda riskli, yaşlarına uygun olmayan durumların yaşanma sıklığı daha fazla olabiliyor. Ebeveynler her şeyden önce bu dönemde ergenlerin özel hayatına saygılı olmalılar. Kendi alanına saygı duyulduğu hissini alan ergenin ihtiyaç dahilinde ebeveynlerin rehberliğini istemesi sınırları ihlal edilen ve baskı gören ergenlere göre çok daha rahat olacak, ergen ebeveynleri ile iletişime açık olacaktir.  Tabi ki özel alana saygı meselesi bir diğer uca kayarak sınırsızlığı beraberinde getirmemelidir. Neticesinde ergen halen bir yetişkin değildir ve halen kendisinden sorumlu olan yetişkinlerin sınır ve rehberliğine ihtiyaç duyar.

Uzm.Psk. Şebnem YAPARELLER BAROKAS